Audi tenebras inter cortices
← Audi tenebras inter cortices

Battle Jacket

DİKİŞLE KURULAN ZIRH

Battle Jacket: Dikişle Kurulan Zırh

Şubat 2019'da Kaliforniya'nın Santa Ana kentindeki bir federal mahkemede, ABD hükümeti bir motosiklet kulübünün sırt armasına el koymak istiyordu. Mongols kulübü bir önceki aralıkta organize suç ve komplo suçlarından mahkûm edilmişti; savcılar şimdi de kulübün 1969'dan beri kullandığı, motosiklet süren Cengiz Han benzeri figürün tescilli marka haklarını talep ediyordu. Savcılara göre üyeler bu armayı "zırh gibi" giyiyordu. Yargıç David Carter talebi reddetti: bir üyelik armasını göstermek bir topluluğa ait olduğunu söylemekti ve bu, anayasanın koruduğu bir ifadeydi.

Aynı kelime metal araştırmalarında da karşımıza çıkıyor. Cardiff Üniversitesi'nden Lauren O'Hagan'ın 2021 tarihli makalesinin başlığı "My Musical Armor", ressam ve araştırmacı Tom Cardwell'in 2022'de yayımlanan kitabının adı ise Heavy Metal Armour. Bir mahkeme salonu ile iki akademik çalışma, birbirinden habersiz, aynı giysi için aynı metafora varıyor. Battle jacket metal sahnesinin sıfır noktasında icat edilmiş bir form değil. Savaş artığı malzemenin altkültürlerden süzülerek yeniden işlendiği, her yeni sahibinin bir öncekinin üzerine yazdığı bir yüzey. Üzerindeki her yama bir seçimin, bir dışlamanın ve bir konum almanın kaydı.

Uçağın burnundan omuza

Hikâye genellikle İkinci Dünya Savaşı'ndan başlatılır ve bu kez yaygın anlatının bir dayanağı var. Amerikan bombardıman mürettebatı, en çok A-2 tipi deri uçuş ceketlerinin sırtına uçaklarının burnundaki resmi boyatıyor, tamamlanan görevleri ve düşürülen hedefleri küçük işaretlerle sayıyordu. Ceket bir kimlik kartı ile bir sicil kaydı arasında bir yerdeydi. Cardwell daha da geriye, ortaçağ şövalyelerinin armalı tabardlarına ve İngiliz halk danslarında rozet ve kurdelelerle süslenen kostümlere uzanıyor.

En beklenmedik öncül ise Japonya'da. Edo döneminde samurayların zırhın üzerine, havadan korunmak için giydiği yünlü savaş ceketleri, on altıncı yüzyılda Japonya'ya gelen Avrupa giysilerinden uyarlanmıştı. Japon versiyonu çoğu zaman kolsuzdu ve bir yeleğe benziyordu. Tokugawa ailesine ait bir örneğin sırtında, ailenin armasındaki bitkinin adı eski bir yazıyla işlenmiş. Kolsuz bir yelek, zırhın üzerine giyiliyor ve sırtında bir aidiyet arması taşıyor: metal dinleyicisinin yeleğinden yüzyıllar önce.

"Battle jacket" adının kendisi ise sanıldığı kadar eski değil. O'Hagan'ın aktardığına göre, 1950'ler ve 60'larda doğmuş metal dinleyicileri yetmişler boyunca bu giysiye "cutoff" ya da "kutte" dediklerini, "battle jacket" terimini ilk kez seksenlerde, yamalar konserlerde satılmaya başladığında duyduklarını anlatıyor. Almancadaki "Kutte" kelimesi aslında bir keşiş cübbesini anlatır; motorcular ve sonra metal dinleyicileri bu kelimeyi kolsuz yeleğe taşıdı. Bugün aynı giysinin battle vest, patch jacket, cut-off ya da kutte diye anılması, tek bir kökenden değil üst üste binmiş birkaç gelenekten geldiğini gösteriyor.

Hollister ve yüzde bir

Savaştan dönen askerlerin bir kısmı hızı ve kalabalığı motosiklet kulüplerinde buldu. 4 Temmuz 1947'de Kaliforniya'nın Hollister kasabasında Amerikan Motosikletçiler Birliği'nin (AMA) düzenlediği bir buluşmaya beklenenden çok fazla, yaklaşık dört bin kişi geldi. Kamu sarhoşluğu gibi küçük suçlardan elli kadar kişi tutuklandı. 21 Temmuz'da Life dergisinde, bira şişeleriyle çevrili bir motosikletin üzerinde yığılmış bir adamın fotoğrafı yayımlandı. Yerel tanıklar karenin sahnelendiğini söylüyordu, ama bir hafta sonu gürültüsü ulusal bir ahlaki paniğe dönüşmüştü.

"Yüzde bir" etiketi de buradan doğdu. Anlatıya göre AMA, motosikletçilerin yüzde doksan dokuzunun yasalara saygılı olduğunu açıkladı ve "kanun kaçağı" kulüpler geri kalan yüzde biri bir onur nişanına çevirdi. AMA böyle bir açıklama yaptığını her zaman reddetti ve kayıtlarında bulunmadığını söylüyor. Yani en ünlü motorcu yamalarından biri, muhtemelen hiç söylenmemiş bir cümleye verilmiş bir cevap. Hollister'dan esinlenen Frank Rooney'nin öyküsü 1951'de Harper's'ta yayımlandı ve 1953'te The Wild One filmine dönüştü. Marlon Brando'nun filmdeki Perfecto tipi deri ceketi, bir sonraki kuşağın üniforması olacaktı.

Kanun kaçağı kulüplerde yelek, rütbeyi ve aidiyeti gösteren katı bir düzene bağlıydı. Kulüp adı, arma ve bölge sırtta üç ayrı parça olarak dururdu; göğüsteki küçük yamalar görevi ve geçmişi anlatırdı. Cardwell bu yarı askerî düzeni kulüpleri kuran savaş gazilerine bağlıyor. Mongols davası, bu düzenin bugün hâlâ ne kadar ciddiye alındığını gösteriyor: bir ceketin sırtındaki desen yıllarca süren bir federal davanın konusu olabiliyor.

Ton-up çocukları ve yol yamaları

Atlantik'in öbür yakasında, ellili yıllarda İngiltere'nin rockers ve "ton-up boys" denen motorcu gençleri deri ceketlerini motosiklet markalarıyla, kulüp rozetleriyle ve "run patch" denen yamalarla süslüyordu. Bu yamalar belirli bir yolculuğu, belirli bir buluşmayı hatırlatıyordu. Cardwell'e göre işlevleri, metal dinleyicilerinin sonradan konser yamalarına yükleyeceği işlevin neredeyse aynısıydı: orada bulunmuş olmanın kanıtı. Yirmi yıl sonra bir metal konserinin tezgâhından alınan yama, bir yol yamasının yaptığı işi yapmaya devam edecekti.

Tokyo'daki özel saldırı kıyafeti

Aynı mantık Japonya'da bambaşka bir biçim aldı. Yetmişlerde Tokyo'nun işçi mahallelerindeki bōsōzoku motosiklet çeteleri tokkōfuku denen uzun, işlemeli ceketler ve tulumlar giymeye başladı. Kelime "özel saldırı kıyafeti" anlamına geliyor ve genellikle kamikaze pilotlarına bağlanıyor. Japan Times'ın konuştuğu uzmanlara göre ise bağlantı sanıldığından zayıf: bu kıyafetler, sağcı grupların giydiği askerî ceketlerden esinlenmişti ve ondan önce çete üyeleri işçi ceketleri ve Hawaii gömlekleri giyiyordu. Tokkōfuku'nun sırtına işlenen iri kanji harfleri çetenin adını taşıyordu; göğüs cebine ise "Kenka jōtō", yani kabaca "Gel bakalım" gibi bir meydan okuma işlenebiliyordu.

Bu kültürün en bilinen belgesi, Mitsuo Yanagimachi'nin 1976 tarihli belgeseli God Speed You! Black Emperor'dır. Film, Black Emperors adlı bir bōsōzoku çetesini izliyor. Montreal'deki bir müzik kolektifi yıllar sonra adını bu filmden alacaktı. İşlemeli bir motorcu ceketi, iki kıta ve iki müzik türü arasında böyle dolaylı bir iz bıraktı.

Boyalı deri ve siyah surplus

Punk bu mirası yetmişlerin ortasında devraldı, ama başka bir malzemeyle çalıştı. Punk'ın ceketi çoğunlukla deri motorcu ceketiydi ve üzerindeki grup adları yama olarak dikilmekten çok elle boyanıyordu. Zincirler, çiviler ve siyasi sloganlar da bu yüzeye eklendi. Metal ceketindeki düzenli yama ızgarasının yerine, punk ceketinde fırça darbesi ve tek seferlik bir el yazısı vardı. Gotikler ve crust punk'lar da sonraki yıllarda boyalı deriyi bir kişiselleştirme yolu olarak kullandı.

İngiltere'de 1977'de kurulan Crass ise renkli ve gösterişli punk kıyafetlerini reddedip siyah ordu fazlası giysilerden bir üniforma kurdu. Anarko-punk sahnesinde ceketler şablonla basılmış semboller ve sloganlarla doldu; Crass'ın logosu bunların en bilinenlerinden biriydi. Crust punk'ta süreç daha da ileri gitti. Yamaların bulunan ya da ucuza alınan malzemelerle, hatta sık anlatıldığına göre diş ipiyle dikildiği, siyah kot yeleklerin yıkanmadan yıllarca giyildiği bir estetik oluştu. Punk ceketinde yama çoğu zaman bir grubu değil bir tavrı ilan ediyordu. Dead Kennedys'in "Nazi Punks Fuck Off" şarkısının üzeri çizilmiş gamalı haçlı yaması bunun en açık örneği: ceket, kimin sahneye ait olmadığını da söylüyordu.

Denim ve deri

Metal dinleyicisinin ceketi yetmişlerde çoktan yerleşmişti. Hazır yama bulunmadığı yıllarda dinleyiciler grup logolarını elle işliyordu. Gruplar yama satmaya başlayınca yama belirli bir turun, belirli bir konserin hatırasına dönüştü. Tezgâhta satılan yama, taşıyanın o gece orada olduğunu kanıtlıyordu. Cardwell'e göre bu yüzden ağır yamalı bir yelek, sahibinin altkültüre ne kadar yatırım yaptığını gösteren bir belgeye dönüştü.

Seksenlerin başı bu kültürün doruğu oldu. İngiltere'de NWOBHM, Amerika'da thrash metal hem müzisyenlerin hem dinleyicilerin ceketlerini öne çıkardı. Saxon 1981'de bir albümüne ve şarkısına doğrudan "Denim and Leather" adını verdi. Ceketlerin çoğunun temeli Levi Strauss'un altmışların başında tasarladığı Type III kot ceketti. Bu kesimin sırtında, omuz boyunduruğu ile yan panellerin sınırladığı geniş bir dikdörtgen var. Cardwell'in anlattığı kompozisyon bu dikdörtgenin çevresinde kuruluyor: ortada en sevilen grubun büyük sırt yaması, çevresinde küçük yamalardan oluşan sıkı bir ızgara, omuz boyunduruğunda yatay logolar, belde ise "superstrip" denen geniş şerit yamalar. Ön taraf düğmeler ve cepler yüzünden bölünmüş olduğu için rozetlere, çivilere ve festival bilekliklerine kalıyor. Dikilmiş festival bileklikleri göğüste askerî rütbe şeritleri gibi duruyor.

Yazılı olmayan kurallar

Bu yüzeyin kuralları yazılı değil, ama çoğu yapımcı onları biliyor. En yaygın kural, yalnızca gerçekten sevilen grupların yamasını dikmek. Bazıları bunu grubun plağına sahip olmak şartına bağlıyor, bazıları grubu canlı izlemiş olmak şartına. Aynı grubun iki yamasını dikmemek bir başka kural; yalnızca tek bir gruba adanmış "tribute" ceketler bunun istisnası. Bazıları ceketin tek bir türe, örneğin yalnızca doksanların death metaline ya da black metaline sadık kalması gerektiğini savunuyor. Cardwell'in görüştüğü Pete adlı bir yapımcı kuralı motorcu ceketlerine bağlıyor: bir yamayı ancak bir şey yaparak, orada bulunarak kazanırsın. Buna karşı çıkanlar da var. Yama üreticisi Pull the Plug Patches'in kurucusu Simon Springer'a göre asıl kural, hiç kural olmaması.

O'Hagan, Instagram ve Reddit'ten topladığı elli ceket üzerinden üç tip ayırıyor: sahibinin müzik hayatının biyografisi olan "klasik" ceket, sevilen insanlarla bağları taşıyan "tribute" ceket ve siyasi ya da dinsel görüşleri öne çıkaran "modern" ceket. Bu kurallar, battle jacket'ın bir dışlama aracı da olduğunu hatırlatıyor. Doğru yama, dinleyicinin sahneye ne kadar gömüldüğünü; yanlış yama ya da hazır alınmış bir ceket, dışarıdan geldiğini gösteriyor. Cardwell'in görüştüğü bir dinleyici bunu "içerideki dışarıdakiler" diye tarif ediyor: ana akımın dışındasın, ama o dışarının içindesin.

Black metal, ordu ve bir düşüş dönemi

Doksanlarda grunge ve nu-metal metal dinleyicisinin görünüşünü değiştirince yamalı yelek bir süre geri çekildi. Cardwell'e göre bu dönemde bile ceket kültürü black metal ve death metal gibi uç türlerde sürdü. Cardwell bu süreklilik için kaynak olarak Mayhem'in 1984-1994 arşivini toplayan Death Archives kitabını gösteriyor. Black metal bu yüzeye askerî imgeyi en açık biçimde geri getiren tür oldu. Cardwell, askerî armaları doğrudan taklit eden grup tasarımlarına örnek olarak Watain'in Black Metal Militia çalışmasını veriyor. İkinci Dünya Savaşı'nın uçuş ceketinden yola çıkan zincir, burada bir milis armasına dönüşüyor.

İki binlerden sonra eski metal türlerine ilgi geri döndü ve ceket yapımı bir rönesans yaşadı. Cardwell bu yeniden doğuşu kısmen yaşlanmış dinleyicilerin nostaljisine bağlıyor. Görüştüğü bir yama satıcısı, müşterilerinin önemli bir kısmının gençliğindeki ceketini satmış ya da kaybetmiş, şimdi yeniden yapmak isteyen insanlar olduğunu anlatıyor.

İğne ve iplik

Denim ve deri uzun süre işçi sınıfı erkekliğiyle ilişkilendirildi. 1985'te yazan Philip Bashe, kadın metal dinleyicilerine iki seçenek bırakıyordu: ya erkekler gibi giyinmek ya da video klip tanrıçalarını taklit etmek. Oysa battle jacket'ın kendisi bu erkeklik anlatısını içeriden bozuyor. Cardwell'in işaret ettiği gibi, bu ceket elle dikiliyor ve nakış, pek çok kültürde hâlâ kadınlara ait bir iş sayılıyor. Kuir akademisyen Amber Clifford-Napoleone, metal üslubundaki deri ve çivilerin kuir BDSM giyiminden beslendiğini hatırlatıyor; Judas Priest'in vokalisti Rob Halford bu bağın en görünür örneği. Cardwell'in görüştüğü iki kadın yapımcı ise erkeklerin ceketlerini çok düzenli ve askerî bir ızgarayla kurduğunu, kendilerinin biraz yamuk ve dağınık bir düzeni tercih ettiğini anlatıyor.

Dünyanın sırtında

Battle jacket bugün Batı'ya ait bir giysi değil. Malezyalı dinleyiciler seksenler ve doksanların death ve thrash metal gruplarının orijinal yamalarını bulmaya özel bir önem veriyor. Endonezya'da yama koleksiyonculuğu sosyal medyada büyük bir kültüre dönüşmüş. Nepal'de metal ürünlerinin yerel ücretlere göre pahalılığı dinleyicileri kendi yapım yöntemlerine itiyor. Botsvana'nın "kovboy metalcileri" ise denimden çok deri giyiyor, Iron Maiden ve Cannibal Corpse yamalarını deri yeleklerine dikiyor. Her coğrafyada aynı ızgara, yerel bir malzeme ve yerel bir bütçeyle yeniden kuruluyor.

O'Hagan'ın aynı yıl yayımlanan bir başka çalışması, İsveçli bir dinleyici olan Pär'ın ceketini adım adım izliyor. Pär ceketini kollu olarak almış, ama hemen kollarını kesmiş. Gerekçesi kısa: yelek yapmak ona daha gerçek gelmiş. Kolları kesilen ceket zamanla yamalarla doldu ve her yaması ayrı bir anıyı çağıran bir kayda dönüştü.

Kaynak notu

Akademik kaynaklar
Tom Cardwell, "Battle Jackets: Wearing Metal Identity" (Cambridge Companion to Metal Music, 2023)
Tom Cardwell, Heavy Metal Armour (Intellect, 2022)
Lauren O'Hagan, "My Musical Armor" (Rock Music Studies, 2021)
Lauren O'Hagan, "The Anatomy of a Battle Jacket" (Journal of Contemporary Ethnography, 2021)
Mongols davası
NPR ve NBC News (Şubat 2019)
ACLU
Courthouse News (Ocak 2023)
Hollister ve "yüzde bir" hikâyesi
RideApart (2011)
Badmags
Bobber Brothers
Japonya
Japan Times, tokkōfuku özel yazısı (2021)
Japonya Arazi, Altyapı ve Ulaştırma Bakanlığı çok dilli açıklama veritabanı: Edo dönemi savaş ceketi
Çeviriler
Savcıların "zırh gibi" ifadesi, Pete'in, Springer'ın ve Pär'ın sözleri İngilizceden özetlenerek çevrildi.

Başka Konular