Audi tenebras inter cortices
← Audi tenebras inter cortices

Klasik Müziğin Karanlık Tarafı

ÜÇ YÜZYILDAN YİRMİ İKİ ESER

Klasik Müziğin Karanlık Tarafı: Üç yüzyıldan yirmi iki eser

Watain'in İstanbul konserinde ışıklar söndüğünde salonu dolduran ilk ses bir gitar değildi. Hoparlörlerden Wojciech Kilar'ın Requiem pour le Père Kolbe'si yükseliyordu. Eser, 1941'de Auschwitz'te başka bir mahkûmun yerine ölmeyi kabul eden Fransisken rahip Maksymilian Kolbe'nin hikâyesinden doğmuştu. Bir Katolik şehidin ağıtıyla sahneye çıkan İsveçli bir black metal grubu kâğıt üzerinde tuhaf bir eşleşme gibi görünür, salonda ise hiç tuhaf durmuyordu. Grubun bu müzikten aldığı şey teolojisi değildi. Aldığı şey, dinleyiciyi konser başlamadan bir törenin içine yerleştiren o yavaş ve geri dönüşü olmayan ilerleyişti.

Metal sahnesi bu kapıyı uzun zamandır kullanıyor. Bathory 1991'de Twilight of the Gods albümündeki "Hammerheart"ı Holst'un "Jupiter"inden aldığı ilahi temasının üzerine kurdu. Satyricon 1996'da Mother North klibini Prokofiev'in Romeo ve Juliet balesinden "Montagues and Capulets" ile açtı. Marduk 2003'te World Funeral albümüne Purcell'in Kraliçe Mary için yazdığı cenaze marşının bir uyarlamasını koydu. Bu seçimlerin ardında bir kulak eğitimi var. Bu müzisyenler, gürültüden önce gelen ağırlığın klasik repertuvarda yüzyıllardır yazıldığını biliyorlardı.

Bu seçki o kulağa güveniyor ama metal sahnesiyle sınırlı kalmıyor. Buradaki karanlık minör tonla ya da yavaş tempoyla tanımlanmıyor. Seçilen eserler ya ölümü, korkuyu, ayini ve şiddeti konu ediniyor ya da dinleyiciyi sesin kendisiyle tedirgin etmeyi amaçlıyor. Liste 1695'te Westminster Abbey'de çalınan bir cenaze marşıyla başlıyor ve 1994'te yazılmış bir Polonya requiem'iyle bitiyor.

Aradaki eserler kabaca üç damardan geliyor. İlki romantik dönemin ve yirminci yüzyıl başının ölüm ve savaş imgeleri: Chopin'in marşı, Wagner'in Valkürleri, Rachmaninov'un Böcklin'den yola çıkan senfonik şiiri ve Holst'un Mars'ı. İkincisi 1960'lardan itibaren Doğu ve Batı Avrupa'da yazılan avangart müzik. Penderecki, Ligeti, Scelsi, Ustvolskaya ve Schnittke armoniyi geri plana itip sesi bir kütle ve basınç olarak düşündüler. Üçüncü damar sinema. Kubrick ve Friedkin bu avangart eserleri 2001: A Space Odyssey, The Exorcist ve The Shining'e yerleştirerek konser salonunda küçük bir dinleyici kitlesine ulaşan bir müziği milyonlarca kişinin korku hafızasına taşıdılar. Goldsmith, Komeda ve Kilar ise doğrudan perde için yazdılar.

Seçkiyi bir arada tutan bir melodi de var. Ortaçağ'ın ölüler ayininden gelen Dies irae, yani "Gazap günü", bu sayfada defalarca karşınıza çıkacak. Rachmaninov onu bakır üflemelilere çaldırıyor, Wendy Carlos ve Rachel Elkind sentezleyiciye taşıyor, Crumb eserine alıntı olarak yerleştiriyor, Ustvolskaya ve Penderecki eserlerine onun adını veriyor. Berlioz'un Fantastik Senfoni'sinden bu yana bu ilahinin ilk notaları Batı müziğinde ölümü çağırmanın en kısa yolu olarak kullanıldı.

Her eserin altındaki bağlantı yalnızca o eseri ya da yazıda sözü edilen bölümü içeren bir kayda gidiyor. Yarım saatlik bir requiem'in tamamı yerine, metnin anlattığı kısım dinlenebilsin diye çok bölümlü eserlerde bölüm adı ayrıca belirtildi. Eserler bestelenme sırasına göre dizildi.

1. Henry Purcell: Music for the Funeral of Queen Mary, March (1695)

Dinle: March, Martin Neary yönetiminde ↗

Kraliçe II. Mary'nin cenazesi 5 Mart 1695'te Westminster Abbey'de yapıldı. Purcell tören için bir marş, bir canzona ve "Thou knowest, Lord" ilahisini yazdı. Marşı karanlık kılan şey çalgı seçimi. Purcell onu dört "flatt trumpet" için, yani sürgülü trompetler için yazdı. Dönemin doğal trompetleri doğuşkan seri dışındaki notaları çalamıyordu. Sürgü bu sınırı aştı ve trompetlerin do minörde, bir yas tonunda çalmasını mümkün kıldı. "Thou knowest, Lord" aynı yılın kasımında Purcell'in kendi cenazesinde seslendirildi. Wendy Carlos marşı 1971'de A Clockwork Orange için sentezleyiciye uyarladı.

Metal bağlantısı: Marduk'un World Funeral (2003) albümündeki enstrümantal "Blackcrowned" bu marşın uyarlaması.

2. Frédéric Chopin: 2 No'lu Piyano Sonatı, Op. 35, III. Marche funèbre (1837–1839)

Dinle: III. Marche funèbre, Samson François ↗

Chopin önce marşı yazdı, büyük olasılıkla 1837'de. 1839'da Julian Fontana'ya yazdığı mektupta, yazmakta olduğu si bemol minör sonatın "zaten bildiğin marşımı" içereceğini söylüyor. Marş, sol elin iki akor arasında sallanan ostinatosu üzerinde ilerliyor ve ortada re bemol majörde çok daha sakin bir bölmeye açılıyor. 30 Ekim 1849'da Chopin'in kendi cenazesinde Henri Reber'in orkestrasyonuyla çalındı. Sonra Kennedy'den Churchill'e ve II. Elizabeth'e kadar devlet cenazelerinin müziği oldu. Ardından gelen finale de kulak verin: iki elin oktav aralıkla aynı çizgiyi çaldığı, tonu neredeyse hiç belirmeyen bir dakikalık bir presto. Anton Rubinstein onu "mezar taşlarının arasında uğuldayan rüzgâr" diye tanımlamıştı.

3. Richard Wagner: Die Walküre, III. Perde, "Walkürenritt" (1854–1856, ilk sahneleme 1870)

Dinle: Walkürenritt, Fabio Luisi yönetiminde ↗

Die Walküre, Wagner'in Nibelungen Yüzüğü dörtlemesinin ikinci operası. İlk kez 26 Haziran 1870'te Münih'te sahnelendi. Üçüncü perde, Wotan'ın kızları Valkürlerin savaş alanlarından topladıkları ölü kahramanları Walhalla'ya taşımak için bir kayalıkta buluşmasıyla açılıyor. Konserlerde tek başına çalınan bu girişte yaylıların trilleri ve tahta üflemelilerin yükselen figürleri bir zemin kuruyor. Bakır üflemeliler noktalı ritimli ana temayı bu zeminin üstünde taşıyor. Wagner'in leitmotiv sisteminde bu tema Valkürlerin kendisini temsil ediyor. Eserin bugünkü çağrışımı ise 1979'da kuruldu. Francis Ford Coppola, Apocalypse Now'da Amerikan helikopterlerinin bir Vietnam köyüne saldırdığı sahneyi bu müzikle çekti.

4. Sergey Rachmaninov: Ölüler Adası, Op. 29 (1909)

Dinle: Ölüler Adası, Berliner Philharmoniker ↗

Rachmaninov, Arnold Böcklin'in aynı adlı tablosunu Paris'te gördü, büyük olasılıkla siyah beyaz bir reprodüksiyon olarak, belki de Max Klinger'in gravürüyle. Tabloda kürekçinin çektiği bir kayıkta beyaz örtülü bir figür ve bir tabut, servilerin yükseldiği kayalık bir adaya doğru ilerliyor. Rachmaninov bu ilerleyişi 5/8'lik bir ölçüyle yazdı. Vurgusu düzensiz kayan bu ritim, eserin dış bölümlerinde dalga gibi bir hareket yaratıyor. Eserin ortasında bakır üflemeliler Dies irae temasını duyuruyor ve temanın ilk dört notası başlangıçtaki havaya dönüşü belirliyor. Rachmaninov eseri 18 Nisan 1909'da Moskova'da kendisi yönetti. Orkestrasyon da tablonun siyah beyaz hâline sadık kalıyor. Yaylılar çoğunlukla koyu bölgelerinde duruyor ve parlak renkler eserin büyük kısmında geri çekiliyor.

5. Gustav Holst: The Planets, Op. 32, I. "Mars, the Bringer of War" (1914)

Dinle: I. Mars, Berliner Philharmoniker ↗

Holst Gezegenler süitini 1914 ile 1916 arasında yazdı ve gezegenlerin astronomik değil astrolojik karakterlerinden yola çıktı. "Mars, savaş getiren" süitin ilk bölümü ve Birinci Dünya Savaşı'nın başladığı 1914'te yazıldı. Bölümü baştan sona 5/4'lük ısrarlı bir ritim kalıbı taşıyor. Yaylılar bu kalıbı açılışta yaylarının tahta kısmıyla, col legno çalıyor. Bakır üflemeliler bunun üstünde giderek sertleşen uyumsuz akorlarla yükseliyor. Bölüm, aynı akorun art arda vurulduğu bir kapanışla bitiyor.

Metal bağlantısı: Bathory, Twilight of the Gods (1991) albümündeki "Hammerheart"ı aynı süitin "Jupiter" bölümündeki ilahi temasına dayandırdı. Bu tema İngiltere'de "Thaxted" adıyla bir kilise ilahisinin melodisi olarak da kullanılıyor.

6. Sergey Prokofiev: Romeo ve Juliet, 2 No'lu Süit, Op. 64ter, I. "Montagues and Capulets" (1935–1936)

Dinle: I. Montagues and Capulets, The Cleveland Orchestra ↗

Prokofiev Romeo ve Juliet balesinin müziğini 1935'te bitirdi, ama bale Sovyet sahnesine kolay ulaşamadı. Besteci müziği önce orkestra süitleri hâlinde duyurdu. İkinci süitin açılış bölümü iki sahneyi birleştiriyor. İlki, Verona Dükü'nün iki aileye savaşı yasakladığı buyruk: bakır üflemelilerin üst üste binen uyumsuz akorları ve onları izleyen gergin bir sessizlik. İkincisi, balede "Şövalyelerin Dansı" olarak bilinen sahne. Burada kalın bölgedeki ağır, noktalı ritimli bir marş Capulet ailesinin kibrini ve iki aile arasındaki düşmanlığı taşıyor. Aşk hikâyesiyle tanınan bir balenin en çok tanınan teması, bu yüzden bir aşk teması değil, bir düşmanlık marşı.

Metal bağlantısı: Satyricon, Mart 1996'da çekilen Mother North klibini bu bölümle açtı. Klibi grubun vokalisti Satyr yönetti.

7. Carl Orff: Carmina Burana, "O Fortuna" (1935–1936)

Dinle: O Fortuna, San Francisco Symphony ↗

Carmina Burana'nın metinleri, Bavyera'daki Benediktbeuern Manastırı'nda bulunan 13. yüzyıldan kalma bir el yazmasından geliyor. Orff bu Latince ve Orta Yüksek Almanca şiirlerden bir sahne kantatı kurdu. Eser ilk kez 8 Haziran 1937'de Frankfurt'ta seslendirildi. Eseri açan ve kapatan "O Fortuna", talih çarkının insanı bir yükseltip bir düşürmesini anlatıyor. Müzik bilinçli olarak yalın tutulmuş. Değişmeyen bir ritmik kalıp ve neredeyse hiç kıpırdamayan armoniler üzerinde koro, fısıltıdan tam orkestraya bir anda geçiyor. Eserin film fragmanlarından reklamlara kadar yayılan ünü, bestelendiği bağlamı gölgede bırakıyor. Carmina Burana Nazi Almanyası'nda yazıldı ve büyük başarısını da orada kazandı.

8. Krzysztof Penderecki: Threnody to the Victims of Hiroshima (1960–1961)

Dinle: Threnody, Krakow Filarmoni Orkestrası ↗

Eserin ilk adı 8'37"'ydi, yani süresi. Penderecki onu soyut bir ses çalışması olarak yazdı ve bir seslendirmesini dinledikten sonra Hiroşima kurbanlarına ithaf etmeye karar verdi. 52 yaylı çalgı için yazıldı: 24 keman, 10 viyola, 10 çello ve 8 kontrbas. Partisyonun büyük kısmında alışılmış notaların yerinde grafik işaretler var. Çalgıcılardan çalgının çıkarabileceği en tiz sesi çalmaları, köprünün arkasında çalmaları ya da çeyrek seslerle örülmüş yoğun ses kümeleri kurmaları isteniyor. Açılıştaki çığlık gibi tiz kümeden sonra müzik melodiyle değil, doku ve yoğunluk değişimiyle ilerliyor. İlk kez 22 Eylül 1961'de Varşova Sonbaharı Festivali'nde Andrzej Markowski yönetiminde çalındı ve aynı yıl UNESCO'nun Uluslararası Besteciler Kürsüsü'nde dördüncü sıraya yerleşti.

9. Krzysztof Penderecki: Polymorphia (1961)

Dinle: Polymorphia, Varşova Ulusal Filarmoni Orkestrası ↗

48 yaylı çalgı için yazılan Polymorphia, Kuzey Alman Radyosu'nun (NDR) siparişiydi ve 16 Nisan 1962'de Andrzej Markowski yönetiminde ilk kez çalındı. Penderecki grafik notasyonunun bir kısmını elektroensefalogramlardan türetti. Krakow'daki bir tıp merkezinde, Threnody'yi dinleyen hastaların beyin dalgaları kaydedilmiş ve bu eğriler partisyona aktarılmıştı. Müzik, kayan glissando kümeleriyle tek bir perde üzerinde yoğunlaşan uğultular arasında gidip geliyor. Bütün bu gerilimin sonunda eser saf bir do majör akorla bitiyor. Penderecki sonradan bu akorun bütün eserin çıktığı tohum olduğunu söyledi.

Sinema bağlantısı: Polymorphia hem The Exorcist'te (1973) hem The Shining'de (1980) kullanıldı. The Shining'de Jack'in daktilo sayfalarının bulunduğu sahnede duyuluyor.

10. György Ligeti: Requiem, II. Kyrie (1963–1965)

Dinle: II. Kyrie, Jonathan Nott yönetiminde ↗

Ligeti Requiem'i iki karma koro, soprano ve mezzosoprano solistler ve orkestra için yazdı. Eser 14 Mart 1965'te Stockholm'de Michael Gielen yönetiminde ilk kez seslendirildi. Ligeti yaklaşık altı dakikalık Kyrie'ye tek başına dokuz ay harcadı. Bölüm yirmi ayrı vokal partisinden oluşuyor ve her parti dar aralıklı, kromatik çizgilerle kendi yolunda ilerliyor. Ligeti'nin mikropolifoni dediği teknik bu. Tek tek sesler seçilemiyor ve kulağa ulaşan şey yavaşça kabaran, sonra daralan bir ses kütlesi oluyor. Ligeti bu yazıda 15. yüzyıl bestecisi Ockeghem'in vokal polifonisinden yola çıktı. Kubrick, 2001: A Space Odyssey'de (1968) monolitin göründüğü sahneleri bu müzikle eşleştirdi.

11. György Ligeti: Lux Aeterna (1966)

Dinle: Lux Aeterna, SWR Vokalensemble, Yuval Weinberg ↗

Requiem'den bir yıl sonra yazılan Lux Aeterna, eşliksiz on altı ses için: dört soprano, dört alto, dört tenor ve dört bas. Metin, ölüler ayininin "Sonsuz ışık onların üzerine parlasın" diye başlayan bölümü. Ligeti her sese farklı bir ritmik bölünme verdi. Sesler aynı çizgiyi kanon hâlinde ama farklı hızlarda söylüyor ve ortaya Ligeti'nin "vuruşsuz, yüzen" diye tarif ettiği bir doku çıkıyor. Kyrie'nin baskısından sonra burada müzik neredeyse hareketsiz kalıyor. Işıktan söz eden bir metnin bu kadar soğuk duyulması, eserin asıl gerilimini oluşturuyor. Kubrick bu eseri de 2001'de, Ay yüzeyindeki kazı alanına giden araç sahnesinde kullandı.

12. Giacinto Scelsi: Uaxuctum (1966)

Dinle: Uaxuctum, Radio France konser kaydı ↗

Eserin tam adı "Uaxuctum: Dini nedenlerle kendini yok eden Maya şehrinin efsanesi". Dört vokal solist, karma koro, orkestra ve solo ondes Martenot için yazıldı. Ondes Martenot, 1928'de Fransa'da Maurice Martenot'nun geliştirdiği, sesi elektronik bir osilatörle üreten erken bir elektronik çalgı. Eserde koro ve orkestranın arasından yükselen, insan sesine benzeyen ama insan sesi olmayan bir çizgi çiziyor. Scelsi melodi ve armoni yerine tek bir sesin içine girmeyi seçen bir besteciydi. Sesler bir merkez perdenin çevresinde çeyrek ses ve daha küçük aralıklarla titreşiyor, vurmalılar ise ayin vuruşlarını andıran bloklar hâlinde patlıyor. Seçkideki eserler arasında drone ve doom kulağına en yakın duran bu.

13. Krzysztof Penderecki: Dies Irae, Auschwitz Oratoryosu (1967)

Dinle: Lamentatio, 1. kısım ↗

Oratoryo, 16 Nisan 1967'de Oświęcim'de, Auschwitz-Birkenau'da öldürülenler için dikilen uluslararası anıtın açılış töreninde ilk kez seslendirildi ve kamp kurbanlarının anısına ithaf edildi. Soprano, tenor ve bas solistler, karma koro ve orkestra için yazıldı. Metinler İncil'den, Aiskhylos'un Eumenides'inden ve Latinceye çevrilmiş çağdaş Leh ve Fransız şiirlerinden derlendi, aralarında Louis Aragon'dan bir bölüm de var. Yaklaşık yirmi iki dakikalık eser üç bölümden oluşuyor. Lamentatio koro baslarının alçak melizmalarıyla açılıyor, Apocalypsis büyük patlamalara ulaşıyor ve Apotheosis kontrbasların çok hafif bir sesiyle sönüyor. Koro birçok yerde şarkı söylemek yerine metni konuşur gibi seslendiriyor.

14. Krzysztof Komeda: Rosemary's Baby, "Lullaby" (1968)

Dinle: Lullaby From Rosemary's Baby, Part 1 ↗

Polonyalı caz piyanisti Komeda, Roman Polanski'nin filmleri için yazdığı müziklerle tanınıyordu. Rosemary's Baby'nin açılış ve kapanış jeneriklerinde duyulan ninni, sözsüz bir melodiyi Mia Farrow'un kendi sesiyle mırıldanmasına dayanıyor. Polanski, Farrow'un melodiyi iyi mırıldanabildiğini ve jenerikteki sesin kime ait olduğunun hemen anlaşıldığını yazmıştı. Bir annenin bebeğine söylediği şarkının biçiminde bir müzik bu. Filmin Şeytan'ın çocuğunu doğuran bir kadını anlattığı bilindiğinde aynı melodi dinleyicinin kulağında anlam değiştiriyor. Seçkideki en sessiz eser bu ve orkestra patlaması olmadan da tedirgin edebiliyor. Komeda bu filmden sonra yalnızca bir film müziği daha yazabildi ve 23 Nisan 1969'da öldü.

15. George Crumb: Black Angels, "Threnody I: Night of the Electric Insects" (1970)

Dinle: Night of the Electric Insects ↗

Eserin alt başlığı "Karanlık Ülkeden On Üç İmge". Crumb partisyonun sonuna şu tarihi düştü: "13 Mart 1970, Cuma (in tempore belli)", yani "savaş zamanında". Kastedilen Vietnam. Eser elektrikli yaylı çalgılar dörtlüsü için yazıldı. Çalgılar amfiye bağlanıyor, müzisyenler ayrıca kristal kadehler ve tam-tam çalıyor. Crumb amplifikasyonun amacını "son derece gerçeküstü bir etki" yaratmak diye açıkladı. Eser Departure, Absence ve Return adlı üç bölüme ayrılıyor. Departure'ı açan "Night of the Electric Insects" sert tremolo ve glissandolarıyla saldırı helikopterlerinin imgesi olarak okunuyor. İlerleyen sayfalarda Schubert'in "Ölüm ve Genç Kız"ından ve Dies irae'den alıntılar var.

Sinema bağlantısı: "Night of the Electric Insects" The Exorcist'in (1973) müzik bandında yer aldı. Kronos Quartet 1973'te bu eseri dinledikten sonra kuruldu.

16. Galina Ustvolskaya: Composition No. 2 "Dies Irae" (1973)

Dinle: Dies Irae, Ludus Gravis Ensemble ↗

Ustvolskaya Şostakoviç'in öğrencisiydi ve hocası ona "Ben bir yeteneğim, sen bir fenomensin" demişti. Hayatını Leningrad'da, resmi Sovyet müzik hayatının kenarında geçirdi. Hollandalı eleştirmen Elmer Schönberger ona, tekrar tekrar indirilen homofonik ses bloklarına dayanan yazısı yüzünden "çekiçli kadın" lakabını taktı. Composition No. 2 bu yazının en uç örneklerinden biri. Eser sekiz kontrbas, piyano ve çekiçle vurulan tahta bir küp için yazıldı. Kontrbaslar alt bölgede yoğun ve ağır kümeler kuruyor, piyano bunların üstüne sert vuruşlar bırakıyor. Küpün kuru ve rezonanssız sesini kimi dinleyiciler bir tabutun kapağına benzetiyor. Müzikte süsleme ya da yumuşak geçiş yok, bloklar hâlinde çok yavaş ilerliyor.

17. Alfred Schnittke: Requiem, "Credo" (1975)

Dinle: Credo ↗

Schnittke Requiem'i, Schiller'in Don Carlos oyunu için yazdığı sahne müziğinden yola çıkarak 1975'te tamamladı. Ölüler ayini bir tiyatro oyununun içinden çıkıp bağımsız bir konser eserine dönüştü. Eser ilk kez Moskova'da değil, 1977 sonbaharında Budapeşte'de Kodály Korosu tarafından seslendirildi. Kadro alışılmışın dışında. Üç soprano, kontralto, tenor ve karma koronun yanında trompet, trombon, altı vurmalı çalgıcı, çelesta, piyano, org, elektro gitar ve elektro bas var. Geleneksel requiem ayininde Credo bölümü yer almaz, onu metne Schnittke kendisi ekledi. Bu bölüm kadronun en sert kullanıldığı yer. Org ve elektro çalgılar koroyu iter, koro da inanç ilkelerini bir marş kararlılığıyla haykırır.

18. Jerry Goldsmith: The Omen, "Ave Satani" (1976)

Dinle: Ave Satani ↗

Goldsmith, Richard Donner'in filmi için bir tür kara ayin yazmak istedi. Londra'da Latince bilen bir koro şefiyle çalışarak Katolik ayininden alınan ifadeleri tersine çevirdi. "Ave Maria" yerine "Ave Satani" geldi ve metin Deccal'i selamlayan "Ave Versus Christus" ifadesine kadar uzandı. Sonuç, Gregoryen ilahiyi andıran ama koronun kesik ve sert vurgularla seslendirdiği bir şarkı. Metnin Latincesi kusursuz değil. "Sanguis bibimus" gibi ifadeler dilbilgisi açısından hatalı. The Omen En İyi Özgün Müzik dalında Oscar kazandı, "Ave Satani" ise En İyi Özgün Şarkı dalında aday gösterildi.

19. Wendy Carlos ve Rachel Elkind: The Shining, "Main Title" (1980)

Dinle: Main Title ↗

Kubrick'in The Shining'i, bir arabanın dağ yolundaki ilerleyişini havadan izleyen uzun bir planla açılıyor. Bu planın altındaki müzik, Wendy Carlos ve Rachel Elkind'in Dies irae'yi sentezleyiciye taşıdığı açılış teması. Melodi alçak bölgedeki sentezlenmiş bakır sesinde, si bemol merkezli bir drone'un üstünde duruyor. Çevresinde ağır işlenmiş vokal sesleri ve perdesi kayan efektler dolaşıyor. Bu efektlerin bir kısmı piyanonun on iki sesinin hiçbirine denk düşmüyor. Carlos ve Elkind daha önce A Clockwork Orange'da Kubrick'le çalışmış ve Purcell'in marşını orada uyarlamışlardı. Kubrick The Shining'in geri kalanında ağırlıkla Ligeti, Penderecki ve Bartók'un hazır kayıtlarına başvurdu.

20. Alfred Schnittke: Faust Kantatı "Seid nüchtern und wachet", VII. "Es geschah" (1983)

Dinle: VII. Es geschah, Malmö Senfoni Orkestrası, James DePreist ↗

Viyana Festival Haftaları'nın siparişiyle yazılan kantat, Johann Spies'in 1587'de yayımladığı Historia von D. Johann Fausten'e dayanıyor. Epilog Petrus'un Birinci Mektubu'ndan alınmış ve eserin başlığı da oradan geliyor: "Ayık olun, uyanık durun". Schnittke esere "negatif bir passion" dedi ve Barok passion'ların biçimini Faust'un lanetlenişini anlatmak için kullandı. Şeytan iki sesle temsil ediliyor. Kendini gizlediği bölümlerde kontrtenor, açığa çıktığında kontralto onu söylüyor. Yedinci sahnede, Faust'un korkunç ölümü anlatılırken kontralto Mefisto'nun partisini bir tangoyla söylüyor. Yayıncısı Boosey & Hawkes'un eser notu bu bölümü "cehennemi bir tango" diye tanımlıyor. Bir ölüm sahnesinin dans salonu müziğine bürünmesi eserin en rahatsız edici anını oluşturuyor.

21. Wojciech Kilar: Bram Stoker's Dracula, "Dracula: The Beginning" (1992)

Dinle: Dracula: The Beginning ↗

Kilar, Francis Ford Coppola'nın filmi için yazdığı müzikle 1992'de ASCAP ödülü aldı. Açılış parçası filmin 15. yüzyılda geçen önsözüne eşlik ediyor. Vlad savaştan döndüğünde sevdiği kadının kendini öldürdüğünü öğreniyor ve Tanrı'ya sırt çeviriyor. Müzik, kalın bölgede yaylıların ve bakır üflemelilerin ağır, ısrarlı bir figürü üzerine kuruluyor. Kilar burada konser eserlerinde de kullandığı yöntemi izliyor: tek bir figürü değiştirmeden tekrarlamak ve gerilimi orkestraya katman ekleyerek büyütmek. Gotik bir korku filmi için yazılmış olsa da müzik, Polonya avangardının içinden gelen bir bestecinin elinden çıktığını belli ediyor.

22. Wojciech Kilar: Requiem pour le Père Kolbe (1994)

Dinle: Requiem pour le Père Kolbe ↗

Fransisken rahip Maksymilian Kolbe, 1941'de Auschwitz'te açlık hücresine gönderilmek üzere seçilen bir mahkûmun yerine ölmeyi kendisi istedi. Krzysztof Zanussi bu hikâyeyi 1991'de Życie za życie (Hayata Hayat) filmine dönüştürdü ve müziğini Kilar yazdı. Requiem pour le Père Kolbe, 1994'te bu film müziğinden derlenen orkestra için bir senfonik şiir. Kilar başta bu konser versiyonunu hazırlamakta isteksiz davranmıştı. Eser yavaş ve tekrara dayalı bir yapıda ilerliyor ve Kilar'ın Exodus'ta da kullandığı birikim yöntemine yaslanıyor. Aynı filmden "Father Kolbe's Preaching" sonradan The Truman Show'un müziğinde kullanıldı. Kolbe'nin Auschwitz'te ölmesi, seçkinin bu son eserini Penderecki'nin Auschwitz oratoryosuyla aynı yere bağlıyor.

Metal bağlantısı: Watain, İstanbul konserinde sahneye çıkış müziği olarak bu eseri kullandı.

Başka Konular